Kars’ın Sarıçam ormanları arasında, 129 yıldır doğaya ve ihmale karşı direnen bir mühendislik harikası can çekişiyor. Ha...
Martin Luther Ajan mıydı ?!
Tarih: 2013-02-12 / Görüntülenme: 9096
İsmail Hami Danişmend’in “İzahlı Osmanlı Tarihi Kronolojisi” kitabında yer alan bir pasajda şöyle yazıyor: “Protestanlığın kurucusu Martin Luther, Osmanlıları, Allah tarafından Avrupa’nın cezasını vermek üzere gönderilmiş bir kuvvet saymış ve hatta Osmanlı’ya mukavemetin küfür olduğunu bile ilan etmiştir. Bu vaziyeti büyük bir alâka ile takip eden Kanuni’nin, sık sık Luther’in sıhhat ve muvaffakiyet derecesi hakkında malumat aldırdığı biliniyor. Bunun yanı sıra, Kanuni’den arpalık alan ve gizli din taşıyan bir Meşihat-ı İslamiyye vazifelisi olduğu da söylenir...”
Hammer’in el yazısıyla...
Hammer’in, Viyana Müzesinde saklanan el yazıları arasında; “Luther’in, Muhteşem Süleyman tarafından yetiştirildiği, Kur’ân-ı kerimi tercümeye giriştiği, ancak çevrenin baskısı altında bundan vazgeçtiği” şeklinde notlar vardır. Osmanlı Devleti adına casusluk yapan ve Papa’ya ait en gizli bilgileri İstanbul’a başarı ile ulaştıran Papaz Giovanni Paola’nın 1691 yılında Paris’te basılan mektuplarında, Osmanlı Devleti’nin papaz kılığında bazı kimseleri Avrupa’da ajan olarak kullandığı belirtiliyor.
Fakir bir ailenin çocuğu idi
Martin Luther’in hayatı ise, onun bu kişilerden biri olduğu hakkındaki şüpheleri kuvvetlendiriyor... Martin Luther, papaz okuluna girinceye kadar gayet fakir bir ailenin çocuğu idi ve geçimini temin etmek için bir gümüş madeninde çok az bir ücretle işçi olarak çalışıyordu. Fakat okulu bitirip papaz olduktan sonra, Almanya’nın Erfurt Üniversitesinde bir Kur’ân-ı kerim meâli bulunduğunu öğrendi. Hemen bunu elde edip okumayı düşündü, fakat çalıştığı kilisenin başpapazı çok disiplinli olduğu için bundan vazgeçti. İşte bu sıralarda Osmanlı casusu olan papazlarla irtibata geçti ve İstanbul ile haberleşmeye başladı. Bu andan itibaren birden zenginleşiverdi ve çalıştığı madenin sahibi oldu. Nereden, nasıl belli değil (!) Aslında belli, İstanbul’dan gönderilen altınlarla!..
Kiliseyle ters düştü!..
Bundan sonra Osmanlı Padişahından aldığı cesaretle ve İslam dininin esaslarını öğrenerek, Papazların günahkârları af yetkisini şiddetle tenkit etti. Kilisenin birçok batıl âdetlerini de kaldırılmasını söyleyerek Papa ile sert bir mücadeleye başladı. Arkasında Osmanlı Devleti olmasaydı ve İslam dinine yakınlık duymasaydı, o devirde kimsenin cesaret edemeyeceği bu işlere girişebilir miydi? Netice olarak diyoruz ki; Kanuni Sultan Süleyman Han, Hıristiyanlığı parçalamak için böyle bir teşebbüste bulunup, Protestanlık mezhebini bizzat kurdurarak Avrupa’yı ikiye bölmüş olamaz mı?! Neden olmasın?
YORUM YAZ
Son Eklenen Yazılar
Tokat’ın Niksar ilçesinde asırlara meydan okuyan 881 yıllık Niksar Ulu Cami, tarihi kimliğini koruyarak modern bir konfo...
UNESCO Dünya Kültürel ve Doğal Miras Listesi'nde yer alan, eşsiz peribacaları ve yeraltı şehirleriyle bilinen Kapadokya...
Tarihin tozlu sayfaları genellikle çatışmalarla anılsa da, bazen en sert çarpışmaların yaşandığı topraklar, en köklü dos...
Kastamonu’nun Daday ilçesinde, tarihin derinliklerinden gelen bir ses yankılanıyor. Aktaştekke köyü Meyre Mahallesi’nde...
Modern Türkiye’nin Doğum Sancısı: Georg Rosen’in Kaleminden Türkiye Tarihi Timaş Tarih etiketiyle okurla buluşan "Türki...
